Genç Werherin Acıları

1774 yılında Goethe’nin 25 yaşındayken iki haftada Frankfurttaki evinde yazdığı ilk tamamlanmış romandır Genç Werther’in Acıları. Kitap Almanya’da Coşkunluk Çağı’nı başlatmıştır ve içindeki karakterler ile olaylar gerçektir. Avrupa’da büyük bir etki uyandırıp intiharlara sebep olduğu için sansürlendiği düşünülmektedir. Genç Werther’in Acıları,Johann Wolfgang von Goethe tarafından 1774 yılında kaleme alınmış, Werther isimli -aslında Goethe’yi tasvir eden- ana karakterin Wahlheim isimli kurgusal bir kasabaya taşınarak yaşadıklarını anlattığı bir roman. Yazıldıktan sonra Almanya başta olmak üzere Avrupa’da büyük bir etki uyandırmış,intiharlara sebep olmuştur.Sırf bu yüzden kitabın bir kısmının sansürlendiği düşünülmektedir.
Kitabımız ana karakter Werther’in arkadaşı Wilhelm’e yazdığı gündelik mektupların birleşmesiyle oluşmuştur.Olay örgüsü ise Lotte isimli bir kadına olan aşkı etrafında gerçekleşmektedir,konu Werther ve Lotte ilişkisidir.
Ana karakter Werther,yardımcı karakterler ise Wilhelm,Lotte ve Albert’tir.Lotte,Werther’in aşık olduğu kadındır ve Albert de kendisinin nişanlısıdır.Wilhelm ise olayların anlatıldığı kişidir. Olaylar 1771 yılının Mayıs ayında başlamış, Aralık ayında ise bitmiştir.Kahraman bakış açısı hakimdir. Çoğunlukla öyküleyici anlatım kullanılmıştır. Yazar,akıcı bir şekilde anlatmıştır bize olayları.  
Olayları kısaca özet geçecek olursak: Werther,tüm umutlarını Lotte’ye yüklüyor, dünyası onun etrafında dönüyor ve olayları onunla bağdaşlaştıramadan yorumlayamıyor, başka hiçbir şey ise umrunda olmuyor onun dışında.Çünkü Lotte onunla beraber değil ve Werther’in hissettiği tek şey ise yapayalnız varlığı. Genç yaşında önünde uzanan geniş dünyayı, Lotte olmadan önceki neşeli hayatını ve daha birçok şeyi görmüyor.Kendini tamamen yapayalnız ve soyutlanmış hissediyor. Kör oluyor ve kalbindeki dehşet verici ağrı yüzünden dar bir alana sıkışıyor. Her yanını sarmış ölüm düşüncesinin tüm acılarını yutacağını umut ederek ise kendi hayatına son veriyor.  

Werther’in ona gülümseyip,umut verdiği sıralarda saadetine sebep olan Lotte,gerçek yüzünü nişanlısının yanında gösterip Werther’e rest çekerken de kendisininfelaketine sebep oluyor.Bu da kahramanımızın ruhsal sağlığını bozuyor.
Bu aşk tamamen saplantılı ve hastalıklı bir duruma dönüşüyor çünkü Lotte olmadan gayet iyi ve sağlıklı iken, Lotte hayatına girip kendi gelgitli davranışlarıyla Werther’i de uçuruma sürüklerken,psikolojisini altüst ettiğinin hiç farkında değil. Werther’in gördüğü ilgi ile mutlu olup ertesi gün reddedilerek mutsuz olduğu,sürekli değişen ve net bir ad konulamayan Lotte ile olan bu ilişkisi,ruhsal sıkıntıları beraberinde getirip Werther’i hasta etmiştir.İntihardan başka da bir yol gözükmüyordur karakterimizin açısından, zaten ruhsal sağlığı çoktan etkilenmiştir. Acıları kapasitesini aşmaya başlamıştır.
 
Werther’i hiçbir şekilde kurtaramazken, Goethe kendisini Werther’i kurban vererek kurtardı bu aşktan. Çünkü içimizde yaşadığımız tüm sıkıntıları elimizdeki kalem ile yazıya dökmediğimiz sürece net bir şekilde bakamayız ve yorum yapamayız,ne yaşadığımızın farkında olamayız.İçindeki tüm o sıkıntıları,o gelgitli durumu yazıya döktü ve kendisi kurtuldu,tüm bu acıları yüklediği Werther’i ise intihar ettirdi yani kendisini kurtarıp yeniden bir sayfa açarak Werther’i acılarıyla birlikte sildi.Tüm o acılar Werther ile birlikte dünyadan göçüp gitti sanki.
 
Son olarak, Nietzsche’den bir alıntıyla bitirmek istiyorum bu yazıyı:
 
‘’Ümitsizlere ilaç,ruhlara da doktor yoktur.’’