info@okuyanbilir.com

KÜÇÜK PRENS

KÜÇÜK PRENS

Fransız pilot ve yazar Antoine de Saint-Exupéry tarafından yazılmıştır. 6 Nisan 1943’te hem İngilizce hem Fransızca olarak yayımlanmıştır. Fransızca özgün adı Le Petit Prince’tir. Dünyanın en çok okunan ve satan kitaplarında biridir. Kitaptaki çizimler yazar tarafından yapılmıştır. Yazarın kendi başından geçen olaylardan esinlendiği söylenir. Günümüzde 210’dan fazla dilde çevirileri yapılmıştır. Fatih Erdoğan, Sumru Ağıryürüyen , Azra Erhat, Selim İleri, Nihal Yeğinobalı, Cemal Süreya ve Tomris Uyar eseri Türkçeye çevirenlerdendir. Yazar kitabı, arkadaşı Leon Werth’in çocukluğuna adamıştır. Küçük Prens opera, tiyatro ve şarkılara ilham vermiş, 12 kez sinemaya uyarlanmıştır. Exupéry’nin ve Küçük Prens’in resmi Fransa‘da, 50 franklık banknotların üzerine basılmıştır. Küçük Prens telifli olarak Türkiye’de sadece Mavibulut Yayınları tarafından basılmıştır. 2015 Ocak ayından itibaren telifinin serbest kalması ile birlikte 204 yayınevi tarafından basılmıştır. 2003 yılında “45 Eugenia” gök taşına “Küçük Prens” ismi verilmiştir. Kitap, Retro Hugo “En İyi Kısa Roman Ödülü” almıştır.

KÜÇÜK PRENS

Uçağı bozulan pilot, Sahra Çölüne iniş yapmak zorunda kalır ve burada Küçük Prens ile karşılaşır. Küçük Prens pilota yaşadıklarını anlatmaya başlar. Küçük Prens B612 Asteroidinde tek başına yaşıyordur. Gezegeninde çok sevdiği gülüne özenerek bakar. Gülüne nasıl daha faydalı olabileceğinin yollarını araştırmak istediği için diğer gezegenleri gezmeye başlar.

Otorite tutkunu bir kral, kendini beğenmiş bir sanatçı, umutsuz bir sarhoş, sahip olma tutkunu bir işadamı, sorgulamayan görev düşkünü bir fenerci, kimin için bilim yaptığını unutan bir bilim adamı görür. Bütün gezegenlerden mutsuz ayrılır Küçük Prens. Son gezegen  dünyadır. Dünya, diğerlerinden farklıdır, kalabalık ve büyük bir gezegendir. insanların kendi değerlerinden daha çok görünüşleriyle anlam ve değer kazandıkları bir yerdir.

“Sevdiğiniz çiçek milyonlarca yıldızdan yalnız birinde bile bulunsa, yıldızlara bakmak mutluluğunuz için yeterlidir.”

“İnsan susuzluktan ölecek olsa bile bir dostu olması içini serinletiyor.”

“Ama gözler kördür. İnsan ancak yüreğiyle baktığı zaman gerçeği görebilir.”

“Birinin sizi evcilleştirmesine izin verirseniz gözyaşlarını da hesaba katmalısınız.”

METAFORLAR

Küçük Prens kitabı aslında bir çocuk kitabından çok toplumun eleştirisidir. Dünya insanların görünüşleriyle değer kazandığı bir yerdir ve bedeni görünmeyen sanal koyun tam Küçük Prens’in arzuladığı gibidir.

İş Adamı; Sürekli yapması gereken bir şey vardır, sürekli sayılarla ilgilenir ve hep meşguldür. Yetişkinlerin bir aynasıdır.

Sanatçı; ilgi meraklısıdır. Her yaptığının karşılığında alkışlanmak, yüceltilmek ister. Sanatçının toplumdan uzaklığının bir göstergesidir.

Sarhoş; içmesinin nedenini alkolik olmasına bağlar. İnsanların gündelik sorunlarını çözebilme hayaliyle kullandıkları kötü alışkanlıkların aslında işe yaramaz oluşunun göstergesidir.

Bekçi; Boşa uğraştığını fark etmeden sürekli ışıkları kapatır. Önemsiz takıntıları olan insanları simgeler.

Kral; çok fazla egoya sahip bütün evrene hükmettiğini sanar. Aslında böyle bir gücü olmadığını bilir. Kabullenmeyen insanları temsil eder.

Coğrafyacı; kendi gezegenini bile gezmemiştir. Evreni kaşiflerin sunduğu bilgilerle atlasına geçirir. Hazır, var olan bilgileri kullanır. Çaba göstermez. Bilim anlayışına ve kendi çabalamadan elde olan bilgileri kullanan, yeni bilgiler bulmak için uğraşmayan insanları temsil eder.

Yılan; Küçük Prens için gülüne ve gezegenine geri dönüşünün tek yoludur. Zehirlidir. Ölümü simgeler. Ölümün bizi bazı şeylere kavuşturacağı düşünülür. (“Şayet bir gün kendi gezenini özlersen sana yardım edebilirim, senin için…”)

Tilki; Kitapta birçok öğüt verir. Küçük Prens’e manevi bağın önemini anlatır. İnsanların dostlarını ve akıl hocalarını simgeler.

Gül; Küçük Prens ile aralarındaki sevgi ve güle verdiği değer önemlidir. Gül yazarın eşi Consuelo’yu temsil eder. Aynı zamanda karısının “Volkanlar Diyarı” olarak El Salvador ülkesinden olması gezegende neden volkanların olduğunu açıklar.

Pilot; Hiç resmi yoktur. Antoine de Saint-Exupéry gerçek hayatta hem pilot hem yazardır. Hatta gerçek hayatta Sahra Çölü’ne (1935) düşmüştür. Kendi yaşadıklarından esinlenerek pilotu yaratmıştır.

Küçük Prens; Güle gözü gibi bakan Küçük Prens’te yazarın kendisidir (Eşine gözü gibi bakar.) Hem pilot hem de Küçük Prens’in yazar olduğunu düşünürsek Küçük Prens yazarın küçüklüğüdür. Küçükken saf ve iyidir. Pilot ise yetişkin hâlidir. Bu hikaye yazarın bir nevi kendiyle hesaplaşmasıdır. Bunu da yetişkin değerleri ve  başka bir gezegenden (dünyadan) gelen bir çocuk gözüyle eleştiriler yaparak yazar.

 

Baobap Ağaçları; Önemsiz duran ancak önlem alınmazsa hayati tehlikelere yol açacak problemlerimizi tam vaktinde çözmemiz gerektiğini gösterir. (“Gül çalılarından ayırt edilebildikleri anda, baobapları çekip çıkarmaya dikkat etmelisin. Baobaplar küçükken gül çalılarına benzerler.”)

Asteroid B-612, Asteroid 325, Asteroid 327; Yetişkinlerin sayıları daha çok ciddiye aldığı Küçük Prens’in kendi gezegeninin (asteroid) ve gezdiği gezegenlerin adından bellidir.

“Ay ışığında o solgun alna, o yumulu gözlere, rüzgârda uçuşan o saçlara bakıyor, kendi kendime diyordum ki: ‘Bu gördüğüm sadece kabuğu. İçinde gizlenen, gözle görülmez..’ “

“Biliyor musun? İnsan üzgün olunca gün batımının tadına daha iyi varıyor.”

“Kelebeklerle dostluk kurmak istediğime göre iki üç tırtılın kahrını çekeceğim elbet.”

” ‘Acaba’ dedi, ‘Bir gün hepimiz kendi yıldızımızı yeniden bulalım diye mi yıldızlar böyle parlıyor?'”

Antoine de Saint-Exupéry

Fransız pilot, şair ve yazardır. En ünlü kitabı “Küçük Prens”tir. Küçük Prens’i 1940’da New York’da yazmıştır. Fransa Şeref Nişanı Ödülü, Prix Femina (Gece Uçuşu kitabı), Fransız Akademisi Roman Büyük Ödülü (Yel, Kum ve Yıldızlar kitabı), Retro Hugo “En İyi Kısa Roman Ödülü” (Küçük Prens kitabı), Croix de Guerre 1939-1945, Kurgu Dışı Dalında Amerikan Ulusal Kitap Ödüllerini (Yel, Kum ve Yıldızlar kitabı) almıştır.

“Büyüklerin sayılara karşı büyük bir tutkusu var. Diyelim ki onlara yeni edindiğiniz bir arkadaştan bahsedeceksiniz; size asıl gerekli olan şeyi sormazlar. “Ses tonu nasıl?”, “En fazla hangi oyunları sever?”, “Kelebek koleksiyonu yapıyor mu?” gibi soruları asla size sormazlar. Daha çok, yok “Kaç yaşında?” yok “Kaç kardeşi var?” yok “Kaç kilo?” yok “Babası kaç lira kazanıyor?” gibi sorular sorarlar. Bu sorularla edindiğiniz yeni arkadaşı iyi tanıyabileceklerine inanırlar.”

” ‘Sizin dünyada insanlar’ dedi Küçük Prens, ‘Bir bahçede beş bin gül yetiştiriyorlar; yine de aradıklarını bulamıyorlar.’ ‘Bulamıyorlar ‘ dedim. ‘Oysa aradıkları tek bir gülde, bir damla suda bulunabilir.’ “

“Gece yıldızlara bakarsın. Benim ülkem o kadar küçük ki nerede olduğunu göremezsin bakınca. Ama böylesi daha iyi. Yıldızım herhangi bir yıldız olacak senin için. Böylece bütün yıldızları gözlemeyi seveceksin. Hepsi dostun olacak.”

“Sahipsiz bir elmas buldun diyelim, o senindir. Sahipsiz bir ada keşfettin, senindir. Aklına daha önce kimsenin aklına gelmeyen bir fikir geldi, hemen patentini alırsın, senin olur. İşte tıpkı bunun gibi, yıldızların sahibi de benim; çünkü onlara sahip çıkmayı ilk ben akıl ettim.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir